İstanbul
04 Nisan, 2025, Cuma
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

RAMAZAN AYINI “ORUÇ AYI YAPAN” ÖNEMLİ OLAYLAR -4

03 Nisan 2025, Perşembe 16:36

 Hadislerde “tefekkür” etmenin de ibadet olduğu söylenmiştir. Örneğin şöyle denmiştir:

-“Bir saat tefekkürde bulunmak, kırk yıl (ya da kimi rivayetlerde yetmiş yıl) ibadetten daha hayırlıdır!

Bu türden hadislerde geçen “tefekkürden” kasıt, ilmî, felsefî, siyasî vs. gibi tefekkürler değil, insanın kendi kaderi hakkında düşünmesidir!

Nitekim Mevlâna tefekkürün ne olduğunu şöyle açıklar:

- “Fikretmek, bir yol bulmaktır. Yol ise, insanın bir güç sahibi (Şah) olması için onu yönlendirmesidir! /Fikr onest ki güşayed rahi, rah onest ki güşayed şehi.

Yani insan için fikir, bir yol bulmaktır! Fikir; odur ki, içerisinde bulunduğunuz sıkıntılı durumdan sizi kurtarsın ve önünüze gerçek bir çıkış yolu açmış olsun! Sizde bir azim ve irade meydana getirsin! Şimdiye kadar yaptığınız fikirler şayet sizin üzerinizde bir etki bırakmamış ise, bu gecede yapıldığı taktirde, diğer zamanlardaki fikirlerin bin katı daha fazla sizde etki bırakır! Sizin yaşamınızı yeniden tasarlar. Sizin kaderinizi belirler.

Kısacası bu gecede fikir ediniz ki, sizin önünüze bir yol açmış olsun veya sizin toplumunuzun önüne bir yol haritası koysun ve sıkıntı çekenlere genişlik versin!

Dolayısıyla bu gecede fikretmek, o geceyi ihya etmek, murakabede bulunmak, kendinle halvet etmek ve kendinde dalıp kalmak da ibadettir. Ve yine Allah ile konuşmak ve O’nunla bozmayacak şekilde ahitleşmek de ibadettir. Çünkü ahdi bozmak, insanın akıbeti üzerinde fazlasıyla kötü etkiler bırakır!

- “Allah’a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, kendisi ile karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak soktu!” (Tevbe: 77)

Yani Kuran açısından “ahitlerini bozanlar”, nifak hastalığına yakalanmış olurlar!

İşte bu gecede en güzel işlerden biri de “Allah ile ahitleşmektir!

Yine bu gecede yapılacak en güzel işlerden biri de insanın kendi kitabını önüne koymasıdır! Yaşamını gözden geçirmesidir! Sonra da kararlar alıp Allah ile ahitleşmesidir. Bu hususta saatlerce tefekküre dalsa, yine de azdır ve saatlerce şöyle düşünmelidir:

-“Biz, şu varlık kitabımızı bir ömür yazdık ve bir ömür de bu yazdığımız varlık kitabımızın sayfalarını teker teker okumalıyız! Okurken de bütünüyle sadakat ile okumalıyız. Kendimizden hiçbir şeyi gizlememeliyiz! Çünkü hiçbir şey Allah’tan gizli değildir! Açıkçası kendi kendimize ikrarda bulunmalıyız! Bu da bir tür tövbe etmektir ve tövbede bulunmak, en büyük ibadetlerden biridir!

Tövbe; her dua ve namazdan üstündür! Tövbe; kendine isyan etmektir! Kendi geçmişine baş kaldırmaktır! Kendini yeniden yıkamaktır! Yeni bir insan olmaya azmetmektir! Allah’ın eline el vermektir! O’nunla sözleşmektir! Tüm bunlar o gecede vuku bulan en büyük ibadettir!

Ben bunları söylemekle, sizleri başka ibadetlerden mahrum bırakmak istemiyorum! Ben yalnızca şeriatın apaçık olan hükümlerini sizlerle paylaşmak istiyorum o kadar!

Görüyorum ki Şii avam halkın birçoğu, gelenekçi din adamlarını taklit ederek, bu gecede ibadetlerin en önemlisinin “başa Kuran almak” olduğunu zannetmişlerdir! Bununla ilgili muteber sayılacak herhangi bir senet söz konusu değildir! Peki bunu böyle yapmakla ne demek istiyorlar?

Yani siz Kuran’ı başınızın üzerine koyup ve birkaç kişiyle birlikte bağırıp çığırmakla ve “Allah’ım! Benim yardımıma koş” demekle, Allah’ın size yardımını mı düşünüyorsunuz?

Hıristiyanlığın en önemli düşünür ve teologlarından Saint Augustaine şöyle der:

-“Bazı geceler dua ediyordum ve hayli ıztırabla feryatlarda bulunuyordum! Bana şöyle bir ilham geldi: “Augustaine! Benim şu feryatlarına ihtiyacım yoktur! Ben, senin ne demek istediğini biliyorum! Fakat senin, benim söylediklerimi duyman için sessiz olmana ihtiyacın vardır! Sen, sessiz ol ki, benim sesimi duymuş olasın!

Yani kendi kendini kontrol et ve kedinde dalarak düşün! Kabuğu bol, özeği (içi) az olan işlerden uzak dur! İçi, beyni ve hakikati olan işlerin peşince git! İşte en büyük ibadet budur. Bu, her zaman böyledir. Özellikle de o gecede bunu böyle yapmalıyız.

Çünkü o gece hakkında buyurulmuş ki, “ondaki ibadetler bin ayın ibadetlerinden daha hayırlıdır!

Yani bir tek bu gecenin ibadeti, bin ayın teklifini tayin edebilecek bir gecedir! Bunlara çok dikkat etmek gerekir!

Gerçekten de bu böyledir! Özellikle de topluluklar oluştuğunda, kalpler ve azimler bir araya geldiğinde, gönüller bir olup ve bu temiz nefesler birlikte alınıp verildiğinde, bu güzel iradeler birbirleriyle bir arada toplandıklarında, o büyük topluluklardan çok büyük bir enerji çıkışı oluşmaktadır! İşte ariflerin dedikleri gibi bu büyük irade ve azimlerden istifade etmek gerekir!

Himmet” demek; “Psikolojik enerji” demektir. Yani bu toplantılarda öylesine büyük yığınlar bir araya geliyor ki, insan onların oluşturduğu o psikolojik enerji (himmet) ile evreni dahi yönetimi altına alabilir! İnsan bu kalabalıklar arasında kendini hüznün elinden kurtarabilir! Ve hüzün, gerçek anlamda tövbeyi gerektirir! Bu gecedeki tövbe etmek ise, en iyi ibadetlerden biridir!

Demişler ki “Kadir Gecesi” son on günün tekli olan gecelerinden birindedir! Yani 21-23-25-27 ve 29 günlerinin birisindedir! Fakat bence bunların pek fazla bir önemi yoktur! Ne zaman hoş bir an elimize geçerse, onu fırsat bilmek lazım! Kimse işin sonunun nereye varacağını bilemez!

Nitekim Hafız da şöyle der:

-“Her çe xoş şud muğtenim şumarid- Kes ra vüguf niyst payanı kar kuca resed” / Her ne mutlulukla sonuçlanırsa, onu ganimet bilin; çünkü hiç kimse işlerin sonunun nereye varacağını bilemez!”

Gece ya da gündüz, hangisinde kendinizi iyi hisseder iseniz onu fırsata dönüştürünüz, o anda diz çökünüz, o esnada secdeye gidiniz, o anda sessiz kalınız, o esnada tenhalaşınız, o anda zihni meşgul eden şeylerden uzak durunuz ve Allah’a yöneliniz! Yarım dakika veya bir saniye de olsa güzel bir an yakaladığınızda, o kısa zaman size, bin aydan daha fazla iş görür! Çükü ayet bunu böyle söyler!

Bu günlerdeki bizim için hasıl olan o maneviyattan istifade edip Allah’a doğru hareket eden o kervana katılmak gerekir! Aksi taktirde yerimizde kalmış oluruz! Üzülürüz! Başka bir zamanın ele geçmesi de mümkün olmayabilir! Çünkü kimse işin sonunun ne olacağını bilemeyebilir!

Bu gecelerdeki en güzel dualardan birisi de Mefatihü’l-Cinan isimli dua kitabında da geçen ve Ramazan ayının 27’sinde okunması tavsiye edilen şu duadır!

-“Allahümmerzügni tecaafiye an darü’l- Gurur- Ve’l- İnayete ila Dari’l- Hulud! /Allah’ım! Beni aldatıcı dünyanın esaretinden uzaklaştır ve beni sonsuzluk yurduna yönlendir!

Daru’l- Gurur”; yani o alem ki en önemli işi insanları aldatmasıdır! Allah’ım! Bana öğret ki ben, bu aldatmadan kenar kalayım ve ebedi aleme doğru meyledeyim! “Ve’l- İsti’dade lil mevti gable vürudi’l- mevt/ Ölüm gelmeden önce, ona hazırlıklı olayım!

Bu Ramazanlar gelip gidiyor! İmam Ali’nin şehadetinden bu tarafa 1404 ramazan gelip geçmiştir! Muhammedî ve Nebevî vahiyden bu tarafa da 1444 ramazan gelip geçti. 1444 ramazan daha gelip geçecektir ve bizler toprak olacağız! Bundan dolayı bu gecelerdeki en önemli şeylerden birisi “tenebbühümüz/Uyanıklığımız” dır! Fani olduğumuzu bilmemizdir! Kendimizi arındırmak ve tövbe etme hususunda uyanmak, nefsi tezkiye etmek ve temiz yaşam için önemli ve samimi kararlar almaktır! Gidişatımızı güçlü bir irade ile tayin etmektir!

Bu ramazanda oruçlu olanlardan ricam, Allah’ı herkes için çağırmalarıdır. O’nun rahmetini her kes için talepte bulunmalı ve de güzel bir durum içerisinde olduklarında her kesi o güzel hallerine ortak etmeleridir!

Sizleri, şu ümitle Allah’a emanet ediyorum: “Rabbim! Önümüzdeki Kadir Gecesini hepimiz için hayırlara vesile kılsın, tüm insanlık alemini ve Muhammed ümmetini yer, gök ve şerirlerin şerrinden mahfuz buyursun, özellikle de ülke insanlarımızın birlik ve beraberliğini bozmasın ve bozmak isteyenlere de fırsat vermesin!

Ramazan amelleriniz makbul ve bayramınız mübarek olsun! 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum