OLAYLARA DİN VE MEZHEP AÇISINDAN BAKMAK DOĞRU MU?
10 Ocak 2025, Cuma 10:00Ülkemizdeki basın ve yayın organlarının bir kesimi bölgemizde meydana gelen olaylara din ve mezhep gözüyle bakmaktadırlar. Oysa, haklı-haksız, ezen-ezilen, zalim-mağdur olan gözüyle baksalar daha doğru bir tavır almış olacaklar. Dünyanın bugünkü vahşi kapitalist sisteminde ezen, saldıran, zalim olan ABD ve yandaşlarıdır. Dünyanın diğer coğrafyasındaki ülkeler ve halklar ise, ezilen, saldırıya uğrayan ve mağdur olanlardan meydana gelmektedir.
Ülkemizin bulunduğu bölgeyi ele alırsak, Önce Irak, sonra Libya en son olarak Suriye bu emperyalistlerin saldırısına uğradı. Yüz binlerce insan hayatını kaybetti. Yine binlerce Müslüman kadın tecavüze uğradı. Ancak emperyalistler bu saldırıları tek başlarına yapmadılar. Ülke içindeki gerek dini farklılıkları gerek millet farklılıklarını kullanarak iç savaşlar çıkarttılar. Bir tarafa destek vererek Müslümanı, Müslümana kırdırdılar. Sonuçta bu ülkeler harabeye döndü. Bu ülkelerdeki iç barış uzun süre onarılamayacak yaralar aldı.
Peki, özellikle bölgemizde petrol ve doğal gaz yataklarına sahip olan bu ülkeler neden hedef alındı? Yukarıda saydığımız her üç ülke de saldırılardan önce emperyalistlerin denetimi dışında bulunuyor, petrol ve doğalgaz kaynaklarını kendileri yönetiyordu. Yani, Emperyalistlerin hakimiyetinde değillerdi. İkinci bir neden, Arap Milliyetçisi olmaları ve Filistin davasına destek vermeleriydi. Emperyalistlerin ve Siyonistlerin amacı, İsrail’in güvenliğini sağlamak, özgür bir Filistin’i engellemekti. Bu üç ülkede yönetimi elinde bulunduranların devrilmesiyle, emperyalistler ve Siyonistler bu amaçlarına da ulaşmış oldular. Yani, mesele Sünni-Nusayri, Şii-Sünni çatışması değildi. Mesele Saddam, Kaddafi, Esad’in despot rejimleri de değildi. Ama ne yazık ki; dünya kamuoyuna böyle yansıtıldı. Maalesef, bizim basın yayın organlarının bir kesimi de emperyalistlerin bu oyununa bilerek veya bilmeyerek destek verdi.
Bunu biraz daha açacak olursak, “Suriye’de Nusayri diktatörlüğü vardı” diyenlere sormak istiyorum. Şam’ı yönetim merkezi olarak kullanan Hamas örgütü ve yöneticileri Nusayri miydi? Yine, Şam’da yıllarca büroları bulunan Filistin Kurtuluş Örgütleri Nusayri miydi? Saddam ve Kaddafi Nusayri miydi? Devam edelim, Filistin davasına destek veren ve Netanyahu’nun uluslararası ceza mahkemelerinde yargılanmasını gündeme getiren İspanya, Venezuella, İrlanda Sünni Müslüman mıydı? Tabi ki değillerdi. Bu örneklerden de anlaşılacağı gibi olaylara din ve mezhep açısından bakmak doğru bir tutum değildir. Ayrıca bizi başarıya da götürmez. Olaylara din ve mezhep gözüyle bakmaya devam edersek, saldırganların ve işgalcilerin ekmeğine yağ sürmüş oluruz.
Uluslararası politikalara da mezhep ve din gözüyle bakamayız. Örneğin; Türkiye’nin en yakın müttefiklerinden olan Azerbaycan’daki nüfusun büyük çoğunluğu Şii Müslümanlardan oluşmaktadır. Pakistan’ın dörtte bir nüfusu Şii’dir. Özerk bir Türk cumhuriyeti olan Gagavuzya Ortodoks Hristiyan’dır. Bünyesinde en fazla Türk ve Müslüman barındıran komşumuz Rusya’nın resmi mezhebi Hristiyan Ortodoks’tur. İran ve Irak’ın nüfusunun büyük çoğunluğu Şii Müslüman’dır. Şimdi bu ülkelerle olan ilişkilerimize ve politikalara din ve mezhep gözüyle bakabilir miyiz? Bakamayız. O nedenle, ülkemizin çıkarlarını savunmak daha geniş bir perspektifi gerektirmektedir.
Bölgemizdeki olaylara ve dış politikaya din ve mezhep açısından bakanlara önerimiz şudur: Olaylara din ve mezhep gözüyle bakmak Orta çağ da kalmıştır. Zira, o dönemde devletlerin politikaları din ve mezhepler üzerinden yürütülüyordu. Yirmi birinci yüzyılda, Orta Çağ politikalarında ısrar etmek bizi dünyanın gerisinde bırakır. Gelişmeleri yakalayamayız. Dolayısıyla dünya politikasında önemli bir yerimiz de olmaz. Ya büyük bir devletin temsilcisi ya da taşeronu oluruz. Oysa, bu coğrafya nice imparatorluklara sahip olmuş kadim bir coğrafyadır. Hedefimiz, bu coğrafyaya uygun, ülkemizin menfaatleri doğrultusunda geniş perspektifli politikalar üretmek ve takip etmek olmalıdır.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum