İŞBİRLİKÇİ OLAN KİM?
16 Mart 2025, Pazar 00:13Suriye’deki gelişmeler kimin hangi tarafta olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Kamuoyu “solcu” gözüken bir kesimin de “yerli ve milliyiz” diyenlerin de gerçek kimliğini öğrenmiş oldu.
Suriye’deki olayların halkın büyük kesiminin siyasi yönlerini ve tercihlerini değiştireceği kanaatindeyim. Özellikle de DEM’e ve onlarla ittifak içinde olan parti ve çevrelere destek verenlerden, oy tercihlerini değiştireceklerini beyan eden çok sayıda kişiyle karşılaştım. SDG-YPG’nin Alevi katliamlarının devam ettiği günlerde HTŞ ile anlaşma imzalaması bu çevrelerde tam bir şok etkisi yaratmış. DEM yöneticileri de bunu tespit etmiş olmalı ki, katliamları protesto eden gösteri ve basın açıklamalarında en önlerde yer almaya çalışıyorlar. En azından halkın tepkisini yumuşatmak istiyorlar. Ancak şu andaki tepkilere bakıldığında bunu pek başaracakları görülmüyor.
YPG, Suriye’deki ABD desteğini, İŞİD-EL KAİDE cihatçılarına karşı verdiği mücadelede zorunlu olduğunu ileri sürüyordu. HTŞ ile yapılan anlaşmadan sonra bunun gerçek olmadığı, bunun tamamen bir ABD projesi olduğu ortaya çıktı.
YPG liderlerinden Mazlum Abdi ve Salih Müslim, anlaşmanın ABD’nin koordinatörlüğü ve garantörlüğü ile yapıldığını açıkladılar. O zaman şöyle bir gerçek ortaya çıkıyor :
HTŞ ve ona bağlı terörist gruplar üzerinde ABD’nin etkili olduğu anlaşılmaktadır. Madem, ABD’nin bu cihatçı terör örgütleri üzerinde etkisi vardı da şimdiye kadar neden onların saldırılarını durdurmadı? Gerek YPG gerek HTŞ, ABD ve İsrail’in bölgeye yerleşmesi için kullanılan aparatlar mıydı?
Bu açıklamalar ve yapılan anlaşma bunu teyit ediyor. Yani, kısaca her iki örgüt de ABD ve yandaşı olan emperyalistlere taşeronluk yapmışlar. Sol terminolojide buna ne denir? “İşbirlikçilik” denilir. O halde bunların “sol” kesime karşı savunacakları ve tutunacakları bir dal kalmıyor. Her şey alenen ortaya çıkmış görünüyor.
Şimdi gelelim gazete ve televizyonlardaki “yerli ve milli” olanlara. Bu kesimde başından beri Suriye’deki olaylarda cihatçı, Selefi grupları desteklediler. Binlerce insanın ölümünde ve milyonlarca insanın mülteci olmasında pay sahibi oldular. HTŞ’nin ABD’nin talimatıyla SDG-YPG ile anlaşması bu kesiminde emperyalistlerin projesine destek olduklarını ispat etmiyor mu? Zira destekledikleri gruplarda ABD’nin denetimi ve kontrolündeymiş. Demek ki “yerli ve milli” değillermiş. Bunlar da kamuoyunu ve kendilerine destek verenleri yanıltmışlar. İşte bunu gören bilinçli bir kesim de bunu sorgulamaktadır. Çevremizde buna sık sık şahit olmaktayız. Dolayısıyla “yerli ve milliyiz” diyenlerin de “işbirlikçi” oldukları ortaya çıkmıştır.
Sonuç olarak, Suriye iç savaşını kim körüklemiş ve destek olmuşsa, hepsinin de emperyalistlere hizmet ettiği ortaya çıkmıştır. İster kendilerine “solcu” desinler, ister “yerli ve milli” desinler. Önemli olan sözler değil, pratiktir. Zira, Suriye’deki iç savaşta en karlı çıkanlar emperyalistler olmuştur. Kaybeden Suriye ve bölge halkı olmuştur.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum